Teknoloji

Bilinçsiz Araç Alçaltma Uygulamalarının Yol Tutuşa Negatif Etkisi

Çoğumuz günlük hayatta, trafikte sonradan yere yaklaştırılmış araçlar görmekteyiz. En basit mantık gereği, ağırlık merkezi yere yaklaşan aracın , yanal ve dikey ivme hareketlerinden daha az etkilenmesi beklenir. Peki gerçekten böyle midir ?

Aracın devrilme merkezi, geometrik bir işlem dizisi sonunda bulunur. Ağırlık merkezine gelen kuvvet, devrilme merkezi ile ağırlık merkezi arasında kalan mesafe ile çarpılarak bir moment oluşturur. Bu momente, devrilme momenti denir. Aracın virajda yana yatmasına sebebiyet verir.

Aracın süspansiyon bağlantı noktaları ile oynamadan yere yaklaştırmak, devrilme merkezinin aşırı aşağı kaymasına sebebiyet verir. Ağırlık merkezi ile devrilme merkezinin arasındaki mesafenin artması, devrilme momentini arttırır.

Genelde bu uygulamaların görüldüğü araçlarda daha sert yaylar kullanıldığı için, devrilme momentinin artması , çoğu sürücü tarafından hissedilmez. Fakat hissedilmediği, böyle bir olayın gerçekleşmediği anlamına gelmeyecektir. Aracın süspansiyon sistemi özellikle arka arkaya gelen ters açılı viraj kombinasyonlarında , devrilme momentini kompanze etmekte zorluk yaşayacaktır. Sert yayların bozuk yol koşullarında tutuş kaybına ve ani kopmalara sebebiyet vereceği gerçeğini zaten bir kenara koyuyoruz.

Bu durum sadece devrilme merkezini etkilemez. Normalde bump steer’ı(süspansiyon hareketinin, direksiyon girdileri oluşturması) minimize edilen araçlarda, mevcut geometrinin değişmesi sebebiyle sistemin başlangıç açısı değiştiği için bump steer görülebilir.

Tabi bu durum “elimine edilemez” değildir. Sadece profesyonel uygulama gereksinimi vardır. Özel imal edilen rot başları ile devrilme merkezinin yeri düzeltilebilir.

Hatta ve hatta, fabrikanın tasarlayıp ürettiği geometriden daha iyi hale getirilebilir. Tabi ki fabrikadan çıkan araçların, belirli bir yerden yüksekliği ve maliyeti koruma kaygısı bulunmaktadır. Bu sebeple, fabrika çıkışı çözümleri “kusursuz” bulmak , çoğu zaman yanlış bir yaklaşımdır.

Aracın yüksekliğinin değişmesi, süspansiyon sisteminde kamber açısının değişmesine sebebiyet verecektir. Çoğu aracın ön aksında mcpherson tipi(alttan tek salıncaklı) süspansiyon sistemi olduğunu düşünürsek, araç alçaltma işlemi, öngörülenden daha negatif kamber(tekerin üst kısmının aracın içine bakması) açısına sebebiyet verecektir. Bu da lastiğin yere bastığı yüzeyi azalttığından, frenleme performansını olumsuz etkileyecektir.(Spor yaylar sebebiyle aracın öne dalma miktarının azalması, bu etkiyi kompanze edebilir) Aynı zamanda yere basan yüzey azaldığından , lastiklerin yola basan kısımları gereğinden fazla ısınabilir.

Sayın Metin Şanser Tekin ‘e katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
FEV Turkey Kalibrasyon Makine Mühendisi

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top